12.11.09

midem bulanıyorsa endişedendir. umursanmama endişesi, terk edilme endişesi, kaybetme endişesi.

hem sonra benim gibi paranoid-android-pasifagresif-manikdepresif-karadelikbilinçaltılı-nevrotik insanların her lafı dikkate alınmaaaaaaaaaz. Kuraldır.

böyle de sömürürüm blogu. böyle de açarım özel hayatı. böyle de alırım egoyu ayak altına.

midem bulanıyor amına koyim.

9.11.09

hani şu dört gün sonraki gelişine değil de ondan sonrakine sana sebzeli kek yapmak istiyorum, nasıl yapılır hiçbir fikrim yok. ilk sen deneyeceksin.
çünkü sen onu ye sonra ben seni.
10000000000000

şimdi 0'lar hayatımın önemli parçaları ya, sen de o baştaki 1'sin işte.

bu geyiği sana uyguladım ya, ne desen haklısın.

6.11.09

saçım uzadı ama aklım kısa.
seni seviyorum ama tek bir şartla:
cips verirsen en kısa zamanda ağzıma.

5.11.09

buralara uğramaz olmuşsun, saçın uzadı diye mi genç delikanlı?

20.10.09



tindersticks - i want you.

10.10.09

belki 29 ekim itibari ile 4 gün istanbul'a geleceğim ama yeditepe kampüsten çıkamayacağımdan görüşemeyeceğiz, gelirsem gel.
beraber dönelim.
seni çok seviyorum, şu an rüyanda iniltilerime kulak ver.

5.10.09

Bu yaz beni kumlara gömüp pişirip ardından kucaklayıp denize atmadın.
Geçen yaz da yapmamıştın.
Yağmur devam ediyor, bitmeden gel.

25.9.09

şimdi ben nasıl sileceğim o ojeyi tırnağımdan?

havlularını göz önünden kaldırabilirim, fakat yatağımdaki kokuna gücüm yetmiyor. ayıcık, şurup ve kokun, teselli için hep beraber boşa kürek çekiyor. yokluğunun ikinci saati her yanımı ağrıtıyor.

özlemek güzel diyenlerin ağzına sıçmak üzere soruyorum; şimdi ben nasıl sileceğim o ojeyi tırnağımdan?

18.9.09

yedi gece.
sekiz gün.

16.9.09

allah mı yazıyo orda?

8.9.09

dokuzuncu ay onuncu günümüzde beni sırtında taşıyarak eve götür,
yatağa yatır ve bir yarım saat uyuyayım en iyisi.
yanımda sen ile tabii.

7.9.09

sabah karşındaymış gibi can't take my eyes off of you söyledim, öğleden sonra yağmur eşliğinde yanımda olman arzusuyla radiohead günü yaptım, az önce gelecek olman haberiyle zirveye ulaştım.

yağmur devam ediyor, hava tamamen gri, seninleyim. what a wonderful day.

4.9.09


birazcık bekle, bırak da çamaşırlarını ben asayım ipe.
henüz on üç ayları var, daha yıkanmasınlar.

3.9.09

sivrisineklerin her akşam olduğu gibi bacaklarımı kurban belledikleri şu saatte, tek isteğim sana da bir parça kurabiye yedirebilmek. 
kepekli ve karışık meyveli.
sever misin hiç bilmem.

1.9.09

"üniversiteli genç oğlan ile liseli küçük kızın aşkı."
yıllarca kimsenin aklına gelmemiş ve doğal olarak hiç işlenmemiş bu konu eylül'de bu blog ile bir ilke adım atıyor, çarpıcı sahneler, diyaloglar, fotoğraflar, hatta monologlar ile çok yakında karşınızdayız.
öptük, bay.

31.8.09

şu an bana sarı tişört içinde, seksi mimiklerle şarkılar söylüyorsun bebeyim.
whenever i'm alone with you 
you make me feel like i am home again 
whenever i'm alone with you 
you make me feel like i am whole again
whenever i'm alone with you 
you make me feel like i am young again 
whenever i'm alone with you 
you make me feel like i am fun again
however far away i will always love you 
however long i stay i will always love you 
whatever words i say i will always love you 
i will always love you
whenever i'm alone with you 
you make me feel like i am free again 
whenever i'm alone with you 
you make me feel like i am clean again
however far away i will always love you 
however long i stay i will always love you 
whatever words i say i will always love you 
i will always love you

30.8.09


yine olsa yine yaparım delikanlı.
nedense bu kış kar topu oynayamayacakmışız gibi geldi bana, hüzünlendim. 
ama yine de sana bere öresim var.

28.8.09




















bana öyle geldi galiba.
El ele görülmemize alışmış sokağın sen kokulu evinde yapılacak her eylem kutsallık değeri taşıyacak. Üst üste koyduğunda güzellik değerini katlayan pürüz bakiresi ayakların, yaratıcı beynine aracılık eden anlam dolu gözlerinin izlediğini tamamen görmesine engel olurken, tam o sırada göğsünün ve yanına saldığın kolunun arasına kafasını koymuş yiğit, aslında filmi değil birbirinin üstünde iki çift bakireyi izliyor, göğsünün ve kolunun temasını derinliklerinde hissediyor olacak. Yemekler, işler, keyifler, yapılma aşamalarında sos olarak seni ve kırbaçladığın duygularımı kabul etmek durumunda kalacaklar. Gerekir de sahibimizden uzak kalınırsa, yalnızlık dolu sabahlama gecelerinde, özlendiğin hakkında yazılmış her satır, şu andaki gibi, kdv hariç (katma duygu vergisi) değerinin altmış sekiz virgül sekiz katı gerçekliğe sahip olacak. Sensiz evde dinlenen her şarkı, hele ki geçmişten izler taşıyorsa, mesela turuncu baskın renkli bir odadaki hüzünlü dansa eşlik etmişse ya da bir ada bankının konuk çiftine soundtrack'lik yapmışsa, bitene kadar senin haricinde bir sahibi olan tüm zil ve çağrıları umurdışı bırakacak. Ev, kokunu sindirecek kadar hasret kalırsa sana, yemeklere, zararıyla ilgilenilmeksizin parfümün sıkılacak ve eksiklik umutsuzca giderilmeye çalışılacak. Dönüşlerin asla kuru bırakılmayacak; evin rengi, müziği ve kokusu yerine gelecek, saçların oksijen yatağı gibi sömürülecek ve uygun her köşe aşka ev sahipliği yapacak. Ezberleri bozmak ihtimaliyle, bu sevda asla bencilliğe dayanmayacak ve zamana yenik düşmeyecek.

Şimdilik, hayaller tutkumun aktığı defter olacak, özlemim Warning Sign'a dönüşecek. Takvim bizim için yaprak dökecek, ilkbahar son kez bizim için ışıldayacak, yaz son kez bizim için gelecek.

Hayat, kendi diyarımızı kurmamıza kayıtsızlık mecburiyetinde.

Söz niyetine, hiçbir zaman kıçından ayrılmamak üzere, imza, yiğit.
seni yerler yerler seni ham yapar bu zilliler.

23.8.09

video

20.8.09

DONDURMAn olayım yala beni.
her sabah beni öperek uyandırmanın ardından tekrar mışıltık uykuna döndüğünde sana dünyanın en leziz kahvaltısını hazırlayıp, dvd, kitap ve dergilerle döşeli salonumuzda, sinemanın verdiği keyifle ağzımızdan ve bilimum yerlerimizden oraya buraya fırlayan mısır patlakçıklarını yerden alıp da bir güzel toplayıp hatta çaktırmadan ağzıma attığım günlere kadar bana her gün DONDURMA AL çocuk.
kargoyla yolla.

18.8.09

boşluk bir kez daha içimi sararken tek tesellim elimdeki turuncu tokan. gerçi her şey, turuncu olmasa bile, senden bir şeyler taşıyor.

17.8.09

tatli dil(ler)inle
verdiğin o
nacizane sayılar
vesilesi ile çıkan 
bu muazzam şekli
kıçımızın tam
orta yerine de 
dövme diye
yaptırmazsak
valla billa

ÇOK AYIP.
şimdilik hoşçakal turuncu ojeli tatlı güzel.

13.8.09

yan yana oturabildiğimiz, karşılıklı bir şeyler içebildiğimiz, doyasıya birbirimize yemek yedirebildiğimiz günlerde bu blogu pek siklemediğimiz BÜYÜK bir gerçek. 

11.8.09


türlü türlü maceralara atıldık, gerek beraber kazandık gerek birbirimizi kurtardık, ama asla yılmadık. OLM sen de oynasana.


10.8.09

i don't mix to yarından sonra seni yememe engel olana yani.
I DON'T MIX. hatta İ DON'T MİX.

7.8.09

bugün yağmur...

gerisini zaten biliyorsun.

5.8.09

chelsea'ye gidelim, bir gofret alalım, chelsea'ye gidip bir gofret alıp napalım?
maçta yiyelim tabii, holee.
biletleri de alalım ilk. 

1.8.09

zaten canım sıkkın yoksun yanımda.

bunu her gün söylediğim için beni tokatlamaya kalkışmana kırılmam, ancak kasvetli bir kış gününde yapacağımız eylemlerden sonra seni götürmenin bana hayatımın mutluluğunu artı sonsuzla çarpılmış bir şekilde vereceğini belirtmek varoluşsal özgürlüğümün bir getirisi.

yağmuru bekler elma dalında.

31.7.09

ihtiyaç. sevgi. sen.

nolur.

30.7.09

sevgili kumral ve kıvırcık saçlı yiğit,
artık antalya'ya gelir ve gelirken bana beyoğlu çikolatası getirirsen çok mesut olur, seni de bilimum yollarla mesut ederim.
yeni yeni ciciler aldım sen gelmeden giymez, hatta en kısa sürede tarih vermezsen asla banyo yapmama kararı alırım, diş fırçalamama da cabası efendim. 
elma sulu dudaklarımla öptüm.
sevgiler kumral ve kıvırcık saçlı büşra.

25.7.09

sen pilot ol ben de hostesin.
şaka şaka.
yönetmen ol da ben bulurum hem sana hem bana uygun,
lara croft kostümlü, ciciseksi bir meslek.

24.7.09

hem de çok
ama çok mutlu olacağız,
mutlu kalacağız.

ben de sana aşığım koca çocuk.

22.7.09

Edebi karın ağrıları sevgiyi sahtekârlaştırmak dışında işlevsiz.

Beceremediğin tıraş etme merasiminde aynadan yüzünde görünen mutluluk ifadesi ve gülücüklerinin sevecenliği benim için mutluluğun en ulaşılmaz noktasında. Olur olmaz film sahnelerindeki göz yaşların, sevgili zemzem suyundan yüzlerce kat değerli. Uyurken dudaklarının aldığı masumiyet şekli, tüm duygularımın ekspres aktivatörü.

Bencilce bir istek: Karım olmalısın ki yeniden mutluluğun imkansız olduğunu düşünmeye başlamayayım.

Şu an uyumak üzere olduğun kanepeden doğrulup şu soruyu cevaplasan fena olmaz: Benimle evlenir misin kadın?

Ardından uyu ki dudaklarını ve kapalı gözlerini zevkten zevke koşarak izleyebileyim.

20.7.09

bir yastık alalım. 
cehennemin dibine dek bizimle kalsın.
böyle el yapımı uzun yastıklardan, oh mis.

15.7.09

sarı tişörtler: 15 tl.
oyun hamurumsusu: 18 tl
küçük su: 50 kuruş (x 1000)
büyük su: 1 tl (x50)
kamp: 30 tl
yemek: günde 50 tl
üstünde "I Love Büşra" yazan, kardeş yapımı kurşun kalem: 2 tl

birlikte olmanın değeri:
paha biçilemez.
bu bir bağımlılık meselesi.
yine her gün farklı yerinde bir arıza çıksa da,
yine uyuyuveriyorum diye tırnaklarımı ojelesen de,
yine ufak ufak sürtüşsek de,
aslında oldukça farklı olsak da,
her dakikamız yan yana geçse.

bu bir aşk meselesi.

13.7.09

peşimden gelmelisin.
hadi.
saçlarım hala senin şampuanın kokuyor.
napıcam ben, bir söyler misin?
(banyo yaptım)

12.7.09

çekirdek kabuğunun parmağımı kanattığı bu sahnede,
aklıma gelen ilk şey sensin.
bir anımız falan değil.
başlı başına sen, bildiğin, resmen sen.
son bir kez yiyesim var anacım.

6.7.09

seninle mis gibi beş güne sevinsem mi,
bunu hiçe sayıp
beş gün sonra hiç beklemeden gideceğine oturup ağlasam mı... (üç nokta çok seksi)

3.7.09

2.7.09

postlarımla oynaman hiç etik değil.

-bana dondurma al.
-bana dondurma al.
-bana dondurma al.
-bana dondurma al.
-bana dondurma al.
-bana dondurma al.
-bana dondurma al.
-bana dondurma al.
-bana dondurma al.

al be al.


1.7.09

kocalar, karılarını kız tavlasında yenseler bile dondurmayı kendileri alırlar.
ki erkek tavlasında yaptığın tatlılığı dondurma niyetine sayabilirim yakışıklı.

29.6.09

"Yiğide ölüm geçine / Al beni zülfün ucuna / Sallanayım tel yerine."

27.6.09

hani uyumazdın da film izlerdik.
bu sefer ilk uyuyan sensin, kötü zamanlama.
sanki kahvaltıya bir şey istesem yapacakmış gibi tavırlar... peh.

26.6.09

şu an yolda olduğun gerçeği resmen göbeğimi iki katına çıkardı.
senin için.
sabah kahvaltıda ne istersin acaba, sormayı unuttum lan.


25.6.09






 bay yiğit.

24.6.09

23.6.09




22.6.09

seviyorum ama kimi
en datlı birisini
ne bakıyon boş boş
ilk harflere bak coş

21.6.09

take me somewhere nice.

18.6.09

doyumsuzum sevgine.

17.6.09

FOREVIR TUGEDIR.
aksansız söylediğimi düşünsene.

16.6.09

rüyamda biz var fanfirifinfon tamam mı.

sonra odaya mehmet akif ersoy giriyor. acayip ayıplıyor bizi. asdasdas. ben de kendimizi affettirelim diye şiir yazıyorum adama. beğenmiyor. kapıyı çalsaydın ulan diyorum, kavga ediyorum. sanırım bir daha konuşmayacak benimle. sana daha ılımlı.

15.6.09

eline yabancı eller değmesin 
gözüne yabancı gözler gülmesin 
istemem bu aşka gölge düşmesin 
kendine iyi bak yalvarıyorum 
seni sana emanet ediyorum.

hepimiz kurtoğlu cengiz.
bu kadın, dün, beni sınava sokmak için bilmem kaç saatlik yol geldi ve gitti.

ne diyeyim ki. aaşıkım.

gerçekten her zaman yanımdaymışsın.

13.6.09

aslında her zaman tam yanındayım,
ama boşuna bakmaya çalışma göremezsin,
çok zorlarsan belki, zorlamaya şimdiden başlasan ya.

11.6.09

[b]Büşra¨ |turuncuaz.[/b]:
ya şaka maka ego kelimesinden bıktım sayende
---
hüğ.
ailecek severek dinliyoruz biz.
sanırım seni vantilatörle aldatıyorum.

10.6.09

i just call to say I LOVEYOU.
vurgu falan hep senin için beybi.
dün gece
hiç tatmadığım bir nutella'ya
sırf
sana benziyor diye
sessizce sokulup
kaşık daldırdım.

9.6.09

ilk isyan eden sırplar, ilk bağımsız olan yunanlar.

ilk uyumak isteyen yiğit, ilk uyuyan büşra.

her seferinde!
yiğitiminim.
büşramınım.
piyano isteriz.
kızgınlıkların ölçüsü, sevgiyle doğru orantılı.

8.6.09

ben seni arayamam. 
iyi gitti, bildiğin korktum.
mızıkamı bile üfleyemiyorum.

7.6.09

ben artık test çözmek değil,
seni yemek istiyorum.

kokun burun deliklerime yapıştı şu an,
oradan uzaklaşması durumu imkansız gibi.
o değil de kokuna tüm kızlar hasta,
bundan sonra sadece benimleyken sık,
oh mis
.

6.6.09

doğdu!

3.6.09

change your heart
look around you
change your heart
it will astound you
i need your lovin'
iike the sunshine
everybody's gotta learn sometime
yok oluş karşısında kıvranan vazgeçilmez hayatı çekilir kılmak adına iki ayrı bedende tek bir ruh olmayı bilmek.

yaşama tutunukluğum seni duyumsadığım sürece artıyor veya azalıyor. aradığım, birlikte oluşturduğumuz sessizlik.

1.6.09

yalarım seni,
sonra bi daha yalarım,
sonra bi daha,
bi daha
yalarım
oooh yalar bitiririm
ve tekrar
yalarım.
döverim seni

sonra da yer bitiririm ama.

bizimkisi bol yeşillikli salata aşkı.
ama açıklamasını yapamıyorum şimdi, benzemediğini iddaa etme de aman.

dünyalardan da çok,
daha üst işte.

31.5.09

dünyalardan çok,
iyi bir şeydir.
daha üstü yok bence.

I need your loving like the sunshine.

29.5.09

tanrıların inanılmaz derecede sevgiye ihtiyacı var.

27.5.09

2009 ruhani okumayı sevmeyenler güzeli.

26.5.09

sakızımı çiğnedim bekliyorum.
havalı gözlüklerimiz ve havalı benliklerimizle, havalara uçsak ya. el ele hava atarak. havalar da epey ısındı dimi koca bey?
"seni seviyorum", sık sarf edilme durumunda yalnızca algılarına düşüncelerini katmayanlar için değerini yitirir.

seni seviyorum.
ve gündüzlerimin karşı konulamaz lezzeti.
gecelerimin şirret güzelisin.

25.5.09

ayrılıktan 53421 saat sonra yaptığım 42. banyodan sonra bile saçlarıma sinmiş kokunu duymak beni benden aldı.
şimdi gidip nutellalı elma yiyesim var.
bilmem kaç zaman sonra  seni yicem ya, nutellalı elma pek bir boş aslında.
"bir kız bir oğlan" sabahtan akşama kadar iniltilerimi çektiğin o gün buna karar verdim ben.

24.5.09

ille de uğruna ölmem mi gerek.